15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanmış olan darbe girişiminin ardından geçmiş 10 yıl içerisinde hızla büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin ağır bir yara aldığı ve maalesef yaşanan bu sürecin ardından her sektörde olduğu gibi emlak ve inşaat sektöründe belirgin bir gerileme olduğu aşikârdır.

Satılık dairelerin değerlendirilmesi hususunda banka kredi faiz oranlarının son zamanlarda banka yönetimlerince yüksek tutulması ve satılık daire arzındaki fazlalık, rekabete dayalı olan inşaat sektörünü maalesef günden güne durma noktasına getirmiştir.

Alıcının bu noktadaki keskin ve ehemmiyetçi tavrı ile konut satışlarındaki azalma kaçınılmaz olmaktadır. Oysaki evvelki dönemlere bakıldığında ekonomik krizin yâda piyasada oluşan nakit akışının azalması ile insanların gerek yatırım gerekse krizin fırsata dönüşmesi hususunda satılık dairelere yönelmesi daha mümkün olmuştur. Şu dönem içerisinde ise bankaların kredi faiz oranlarındaki sert tutumu ve uzlaşmacı anlayıştan uzak durması ile satılık daire piyasasında gözle görülür bir azalmaya sebep olmuştur.

Satılık daire piyasasındaki arz fazlalığı normalde pozitif yönde etki yapması gerekirken, bankaların faiz konusundaki sert tutumu ve geri adım atmayarak, mevduat faiz oranını yüksek tutması sebebiyle beklentilerin istenildiği gibi olmadığı gün gibi ortadadır. Buna ek olarak devletin satılık daireler konusunda vergisel ve mali anlamda koymuş olduğu kotalar ile birlikte, sıfır bir satılık dairenin çalışan kesim tarafından alınabilmesi neredeyse imkânsız hale gelmiştir.

Müteahhit firmaların, dairelerinin satışı esnasında kullandırmış oldukları kredi paylarını belediyelerce belirlenen ve asla gerçeği yansıtmayan rayiç bedelinin komik tutarlar üzerinden olması, konut satışındaki düşüşün farklı bir nedeni olarak göze çarpmaktadır.

 

YAPILMASI GEREKEN NE PEKİ ?

 

Bizce yapılması gereken belli, yatırımın her zaman en cazip aracı olan gayrimenkule yönelmek. Zaman içerisinde doğru yönelim ve gerek devlet gerekse bankalarca atılacak doğru adımlar sayesinde, kredi faiz oranlarının daha dengeli bir hale geleceğine ilişkin düşüncemiz kesindir. Bu bağlamda, arz fazlası ile sunulmuş olan satılık daire sayısındaki artış ile talep eden müşterinin hem seçenek şansı artacak, hem de daire fiyatları normal değerlerini daha hızlı bulacaktır.

 

Unutmayın Gayrimenkul Asla Kaybettirmez.

 

                                                                                                              EMLAK MÜŞAVİRİ

 

                                                                                                       ÖMER TOPRAK 

Ekonomik Krizin Konut Satışı Üzerindeki Etkileri.